Çocuklarda Ölüm Korkusu

Thursday, Oct 23rd

Son Güncelleme:12:00:00 AM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: SAĞLIK Ruh Sağlığı Çocuklarda Ölüm Korkusu

Çocuklarda Ölüm Korkusu

Küçük bir çocuk ortada belirli bir neden yokken sürekli ölümden bahsediyor ve korkuyorsa bunun nedeni ölümle ilgili endişeleri olabilir.

 

 

Çocuk 3-4 yaşında genellikle ölümü seyahate gitmek olarak algılar ve kafasında seyahatten mutlaka geri dönüleceği düşüncesiyle yaşar. 5 yaşın bitimiyle birlikte çocuklar, ölümün geriye dönüşü olmayan bir durum olduğunu bilir, ancak kendisinin ve sevdiklerinin ölmeyeceğine inanır.

9-12 yaş arası çocuklar, "dünyada yer açılması gerekir" gibi neden sonuç ilişkileri geliştirirler. Ölüme ilişkin felsefi düşünceler genellikle 12 yaşından sonra ortaya çıkar.

Büyükler Ne Yapabilir?
Ölümle ilgili haber,  hikaye ve filmler çocukların bilhassa hassas dönemlerinde kaygı bozukluğuna yol açar. Bu sebeple çocuğun yanında ölüm, hastalık gibi konularda daha dikkatli konuşulmalıdır.

Çocuklar çevrelerindeki çiçeklerin, böceklerin, hayvanların oluşumunun ve kayboluşunun farkındadırlar. Yine de ölüm, yetişkinler ve özellikle çocuklar için psikolojik olarak kavranması ve kabullenilmesi zor bir gerçektir.

Çocuk bilhassa televizyon karşısında yalnız, kontrolsüz bırakılmamalı, ailece okunacak gazeteler, dergiler dikkatle seçilmelidir.

Evde ya da dışarıda yaşanan  travmalara yönelik mutlaka çocukla her gün diyalog içinde olunmalıdır. Göz ardı etmek, ya da "unutur nasıl olsa" diye düşünmek en büyük risklerdendir.

Çocuklar ölüm korkusunu içinde taşırken, günlük rutinleri, uyku ve beslenme düzenleri bozulur, okula gitme ve sokağa çıkma konusunda isteksizlik, oyuna ilgisizlik ortaya çıkar. Karın ağrısı, mide bulantısı, halsizlik, aşırı terleme ve kalp atışlarında hızlanma gibi belirtiler göstermeye başlayabilirler.

Ölümün ardından olabilecek en kısa sürede doğal yaşama devam edilmelidir. Çocuklar için genellikle tutulan yas 6 ayı geçmemelidir, eğer geçiyorsa çocuk psikiyatristinden ve psikologundan yardım alınması gerekir.

Bir yakınını kaybeden çocuğa en çok verilmesi gereken sevgi, şefkat ve anlayıştır. Ancak kesinlikle aşırı korumacı davranılmamalıdır.

Çocuğun merakını ve üzüntüsünü kabullenmek, çocuğun korkusuna önem vermek, çocuğun kaygılarını ve düşündüklerini anlamaya çalışmak, hoşgörüyle, sabırla ve dinlemeye hazır olmak çocuğa yardımcı olacaktır.

Son zamanlarda bilgisayarda ve ekranda ölüm ve ölüm sonrası hayatla ilgili sanal görüntülerin artması da çocukların ölüm korkusunu daha çok duymasında etkili olmaktadır. Çocukların sürekli bu tür görüntülerin olduğu program ve filmleri izlemesine fırsat verilmemelidir.

Çocuklarla Ölüm Hakkında Nasıl Konuşmalıyız ?
• Çocuklar yakınlarını kaybettiklerinde, yaşlarına ve ölen kişinin yakınlığı göre değişmekle beraber, genelde sakin ve soğukkanlı davranır.

• Oyun da aslında çocukların ölümün kendilerinde meydana getirdiği yoğun stresin etkilerinden kurtuldukları bir rehabilitasyon aracıdır
.
• Ölüm uykuyla bir tutulmamalıdır. Eğer çocuğunuz ölümü uykuyla karıştırırsa uykuya dalmaktan korkabilir.

• Örnekleyerek anlatırken dikkat edilmelidir. Küçük bir çocuğa ölüm "toprağa dönüş" diye anlatıldığında korkacaktır, kabuslar görmeye başlayacaktır.

• ‘Hasta olduğu için öldü’ denilmemelidir. Çünkü okul öncesi çağda çocuklar geçici ve ölümcül hastalıklar arasındaki farkı bilmez. Küçük çocuklara sadece bazı ciddi hastalıkların ölümcül olduğunu ve biz bazen hasta olsak da çabucak iyileşebileceğimizi anlatmakta yarar vardır.

• Eğer çocuğun anne veya babası ölmüşse çocuk daha büyük çaresizlik, yalnızlık duygusuyla birlikte kimsesiz kaldığı düşüncesiyle korku yaşayabilir. Bu nedenle sürekli arayış içine girer, acaba bu ölümde kendi suçu var mıdır ?

• ‘Yaşlı insanlar ölür’ demeyin. Çünkü kısa bir süre içerisinde genç insanlarında öldüğünü fark edeceklerdir. Bazı insanlar gençken ölür bazıları ise yaşlıyken demek daha uygun olabilir.

• Çocuğun  ‘sen de ölecek misin?’ sorusuna  şöyle cevap verilebilir  “evet ama uzun bir süre yasayacağımı tahmin ediyorum.”

• Çocukların ölüm hakkında resimler çizmesine, hikayeler  anlatmasına, sevdiği birinin cenaze merasimine ait duygularını ifade etmesine izin verilmelidir.

• Ölen kişinin geri gelmeyeceği gerçeğinin çocuğa, yaşı ne olursa olsun, hissettirilmesi gerekir. Yurt dışına gitti, uzun bir tatilde, hastanede yatıyor gibi hikayeler çocuğun kafasını karıştıracaktır.

Share/Save/Bookmark